| |
HAT
SANATI |
|
| |
“HAT”
kelimesi Arapça olup Türkçede “YAZI, ÇİZGİ” anlamına
gelir, “HAT SANATI” ise “GÜZEL YAZI” manasında
kullanılmıştır. Hat sanatının asıl ismi “Hüsn’i Hat”
olup batıda bunun karşılığı olarak “Calligraphy” yi:
“Güzel yazma, genellikle estetik kurallara bağlı kalarak
ölçülü yazma sanatıdır.” Şeklinde tarif etmektedir.
Meşhur bir tarifte hat şöyle anlatılır : “Hat, her ne
kadar, cismani aletlerle meydana gelir ise de, aslında
ruhi bir geometridir.” Resim ve süsleme sanatı konusunu
kainattan almasına rağmen hat sanatı, konusunu insan
ruhundan alır. Evvela zihinde şekillenir, sonra, el, göz
ve irade vasıtasıyla meydana gelir.
|
HÜSN-İ
HAT VE TARİHÇESİ |
|
Arapça ‘hatt’
mastarından türeyen ve “yazı, .izgi; çığır, yol”
manalarına gelen ‘hat’ kelimesi, terim olarak “Arap
yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde
yazma sanatı (hüsn-i hat)” anlamında kullanılmıştır.
Kaynaklarda genellikle cismani aletlerle meydana
getirilen ruhani bir hendesedir” şeklinde tarif edilen
hat sanatı, bu tarife uygun bir estetik anlayış
çerçevesinde yüzyıllar boyunca gelişerek süregelmiştir.
Batıda hüsn-i hat (güzel yazı) karşılığında calligraphy
(kaligrafi) kelimesi kullanılmaktadır. Ansiklopediler
kaligrafi sözcüğünü “güzel yazma. Genellikle estetik
kurallara bağlı kalarak ölçülü yazma sanatı” şeklinde
tanımlamıştır.
Önce Araplar tarafından kullanılan Arap yazısıyla anılan
hat, hicretten birkaç asır sonra İslam ümmetinin ortak
değeri haline gelmiş ve İslam hattı hattı vasfını
kazanmıştır. İslamiyet’ten önceki asırlara ait Arapça
kitabeler üzerinde yapılan araştırmalar, arap yazı
sisteminin aslen Fenike yazısına bağlanan bitişik Nabat
yazısının devamı olduğu ortaya koymuştur. |
|
Devamı.... |
|
|
| |
|

Hattat Hasan Çelebi Hoca ile... |
| |
YAZI ÇEŞİTLERİ |
|
| |
AKLÂM-İ SİTTE
: Aklâm-i sitte; sülüs-nesih, muhakkak-reyhânî, tevkî-rik’a şeklinde birbirine
tabi ikili guruplar halinde sıralanabilir.bu üç guruptan sülüs, muhahhak, tevkî
ağız genişliği 2mm.; nesih reyhanî, rik’a ise 1mm. civarında olan kamış kalemle
yazılır. Yazı karakteri itibariyle muhakkak ile reyhânî,
tevkî ile rik’a birbirine çok benzeyen yaşları
farklı iki kardeşi hatırlatır. Sülüsle nesih arasında ölçü dışında da belirgin
şekil farklılıkları vardır.
|
|
| |
Devamı.... |
| |
| |
EBRU VE TEZHİB |
|
| |
Kâğıt süsleme sanatlarının en
önemlilerinden biri... Bütün Osmanlı sanatlarında olduğu gibi usta-çırak usulü
ile öğrenilen ve sanatçının iradesi dışında birçok değişkenden etkilenen bir
sanattır. Ebru; renklerin suyla dansının yarattığı bir ahenktir aslında.
Geleneksel süsleme sanatlarımızın çok yaygın bir kolu olan tezhib Arapça'da
altınlama anlamına gelen bir süsleme tekniğidir. En erken örneklerini yazma
kitap sanatındaki Kur'an, dua, bilim ve edebi kitaplarda görmek mümkündür. Türk
tezhib sanatçısının yüzyıllar içersinde farklı usluplarda geliştirdiği en
mükemmel tezhibleri dini kitaplar için yaptığı kuşkusuz bilinen bir gerçektir. |
|
| |
|
|
|